"KURTULUŞ BAYRAMLARI"
"Bizlere Neler Oluyor."

       Son iki yıl içinde Yurdumuzda bizlere, dahası yönetimde bulunanlara neler oluyor sorusu zihinleri karıştırıyor. Birileri, Kim olduğu belli olmayanlar, ortalığı karıştırmaya ve Ulusal Kimliğimizi silmeye yelteniyorlar?

       Acaba bu kişiler kime kimlere hizmet etmeye çalışıyorlar sorusu ile yola çıkıyoruz. Kurtuluş dediğimizde; aklımıza ilk gelen çağrışım, "1919-1923 yılları arasında yurdumuza saldıran düşmanların Anadolu ve Trakya'dan, atılmaları geliyor.

       İstiklal Savaşı, Türkiye'nin Egemenliğine kavuşması için Osmanlı İmparatorluğunu parçalayan ve Yurdumuzu istilaya kalkan düşmanlara karşı tüm Türk Ulusunca girişilen ölüm kalım savaşıdır.

       Bu Savaş, Bilinmelidir ki; Türklerin var olma savaşıdır. Arkasında kimler olduğu bilinmeyen birileri, kalkıp 79 yıl sonra Bu savaş sonrası yurdumuzda simgeleşen kurtuluş günlerinin göstergesi Kurtuluş Bayramlarının kaldırılması isteminde bulunuyor.

       Bu ne cüret, Bu ne büyük hiyanet. Kimden kimlerden cesaret alıyor bu dahili bethahlar.

       Bize sorarsanız Cumhuriyetimizin kuruluş yılından itibaren Devletimiz ve Milletimiz üstünde sürekli bir kara bulut dolaşıyor, hava puslu ve karanlık. İşte bu karanlığı kaldırmak dahası işini nasıl gerçekleştireceğiz?..

       Yurdumuzda yaşayan bir kuşak insan, yeni bir ortam içinde Devletimizi, Milletimizi çağdaşlaştırmak. için "sözde" bir yol çiziyorlar Bizim anladığımız kadarıyla bu kuşak içinden çıkan birileri de önderlik ederek,. Yurdumuzu bölmek ve de AB ye kul etmek çalışıyorlar onlar; hareketleriyle Devletimize ve Milletimize iyilik şöyle dursun, kötü yazgısının kaderini çiziyorlar.

       Büyük ATATÜRK, Büyük Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti insanının Ulusal inancını silecek, sarsıcı eylemler bizim çağdaşlık anlayışımızdan biraz ötede kalıyor. Belki günümüzde anlaşılmıyor ama gelecekte yaptıkları yıkıntı gönüllerde bir başka pencere açacağı belirtilerini bizler Ulusal Hareket gözlemcileri bugünden seziyoruz. Görevimizde kötü olduğundan. şüphemiz olmayan bu tür eylemlerin önünde durmaktır.

       Dolayısıyla Biz Ulusal Demokrasi Hareketi içinde olanlar, Ulusal Kimliğimizi korumakla kendimizi görevlendiriyoruz. Artık kaynağı nereden oluşturulsa oluşturulsun her yıkıcı ve Ulusumuza zarar veren eylemler karşısında dikilen bir görevli duygusuyla, kendimizi ödevlendiriyoruz.

       Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yaşayan vatandaşımızı birlik ve beraberlik içinde olmaya davet ediyoruz. Geliniz bizlere katılınız diyoruz. Büyük TÜRK Milleti'nin Çağdaş Dünyadaki Hür ve Parlak Geleceğinin "ATATÜRK İlke ve İnkılapları çizgisindeki TÜRK ULUSAL BİRLİĞİ içinde olgunlaşacağına inanan" insanımızla gerçekleşecektir. Bizlere inanan insanımızı da bu düşünce içinde olmaya çağırıyoruz.

       Bizler Büyük ATATÜRK'ü kendisi gibi, TÜRK gibi anlıyor, öyle görüyoruz. Türk Devleti'nin kuruluşundaki ana amacı, olgunlaştıran düşüncenin ATATÜRK düşüncesi olduğunu görüyoruz.

       İşte bu duygular içinde Ulusal benliğimizi korumak için, her şekilde gelecek eylemin karşısında olmalıyız. "Kurtuluş Bayramlarını Kutlamamak, AB. ye Ulusumuzun yıkılması Bölünmesi, Dilimizin, Türk Parasının silinmesi yolunda tavizler veren" hareketlerden, kendimizi uzak tutmak zorundayız. Genç kuşak yazılan bu acı faturayı belki de şimdi görmeyebilir. Biz işaret ediyoruz. Gidilen yol çakıl dolu, dikenli bir yoldur. Ulusal benliğimizde onarılmayan yaralar açacaktır.

       Büyük ATATÜRK'ün çağdaş dünya görüşü içinde "Ben her şeyden önce bir TÜRK'üm" sözündeki, birlik ve beraberliği sağlayan işaretinde . bizlere dünyanın sükunu, refahı, huzuru içinde Türk'ün birliğinden doğan bir güneş, görünen bir ufuk olacağını gösterdiğini inkar edemeyiz. o yolun çizgisini değiştiremeyiz. Önce doğuya dönüp gönül keselerimizi birleştirmeliyiz. Bizler ne mutlu Türk'üz demek sözünden taviz vermemeliyiz.

       Bu durumda ufkumuz daha sağlıklı daha aydınlık ve sükun bulan bir ortam içinde görülecektir. Bizleri Yönetenler çok dikkatli olmak zorundadırlar. Önce Türkiye, Ulusal Birlik ve Beraberlik deyip sonra AB. yoluna girmelidirler. Aksine bir tavır ile çıkarılacak hesabı da Türk Milletine ödetemezler

       Çünkü biz Türkler "her şeyi, geçmişi, Kurtuluş Bayramlarımızı yaşayarak, anarak, kutlayarak öğrendiğimizi tüm cihana iftiharla duyuruyoruz.
(KURTULUŞ BAYRAMLARI-12.05.2002.-ev)

Ana Sayfa