TEMPO DERGİSİ
İÇİN YAPILAN RÖPORTAJ

İşte Başkan... İşte Amblem... İşte Parti...

Ulusal Devlet

Ulusal Başkan

Ulusal Demokrasi Partisi

       Onu Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı iken tanıdık. 1966 yılından beri terörle ve teröristlerle mücadele eden bir savcı. Şimdiye kadar hiç kimseyle konuşmadı. Hep sustu. Sonunda da bir parti oluşumu çalışmalarına başladı. Önce bir Atatürkçü Hareketti. Ulusal Demokrasi Hareketi'ne döndü ve şimdi ise Nusret Demiral parti kuruyor. Hep susan ve konuşmayan efsanevi savcı Nusret Demiral suskunluğunu TEMPO için bozdu. İşte Demiral'ın kurmak istediği parti. İşte partinin programı , amblemi , sloganı ve ne zaman kurulacağını siz TEMPO okuyucuları için anlattı;

       Yeni bir siyasal hareket başlattınız. Yeni bir parti mi kuruyorsunuz ?

       Ben 1995 seçimlerinden sonra kendime meşgale bulabilmek için Türkiye'de kurulan bütün partilerin tüzüklerini inceledim. Bu tüzüklerin yanlışlarını , o tüzüklerin Türkiye'de meydana getirdiği kaosu kendime göre tespit ettim. Bununla ilgili Atatürk anlayışı içinde yeni bir hareketin Türkiye'ye faydalı olacağını düşündüm. 1997 yılından itibaren "Atatürkçü Hareket" adıyla bir hareketin içine girdik. Bu arada Atatürk'ün tüm yaşantısını inceledik. O inceleme içerisinde Atatürk'ün Harekat tarzını bu gün Türkiye'de yapılmasını ve devam ettirilmesinin gerekliliğine de inandık. Atatürk'ün her konuşmasını değerlendirdik. Son günlerde Türkiye'de demokrasinin bize uyar bir demokrasi adıyla gelmediğini sanki dış devletlerdeki yaşayan insanın kabul ettiği demokrasinin Türkiye'de tatbikatı varmış düşüncesiyle bir hareket tarzı sergilemeye koyulduk. Bu harekete de biz "Ulusal Demokrasi Hareketi" dedik. Ulusal Demokrasi Hareketi ile yeniden bir yapılanmanın , yeniden her alanda siyasi , ekonomik, eğitim , ulusal alanda yeniliklerin ne gibi fayda getirebileceği, artıları eksileri kendimize göre çizdik. Atatürk'ün ulus sözünde Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yaşayan insanın Türk ismi ile kurulduğu için , büyük isminin Türk olduğunu kabul ederek bu yönden çalışmalarımız üniter devlet yapısı içinde daha değer kazanacağını düşünerek böyle bir hareketin doğruluğuna inandık. Bu taslak siyasi parti taslağı da olabilir. O zaman hareketimiz Ulusal Demokrasi Partisi olacak.

       Parti ambleminizi belirlediniz mi ?

       Amblemimizi , bir bayrak içersinde 16 yıldız ve ortasında Türkiye haritası olarak düşündük. Bunun da nedeni önce biz kendi benliğimizi ve kendimizi çok iyi tanıyarak bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hareket tarzımızı sergilememizi gerektiğine inanıyoruz.

       16 yıldız ve Türkiye haritası ambleminiz, Tansu Çiller zamanında ki Başbakanlık Forsu değil miydi ?

       Yok yok. Yok öyle bir şey. Biz burada bu yıldızları koymamızın nedeni mazimizi hatırlamaktır. 16 büyük Türk devletini hatırlamaktır. Israrla şunu söylüyoruz Türkiye'de üniter yapı içinde yaşıyan insanların büyük ismi Türk'tür. Laz olabilirsin , Çerkez olabilirsin , Kürt olabilirsin, Çeçen olabilirsin ama büyük ismin senin Türk'tür.

       Parti kurmak için paranız var mı?

       Siyasi ortam içinde bir değerlendirmeye girersek önce gönül kesemizi açmalıyız, para kesesi sonra. İnsanların iki kesesinin olduğunu farz edersek gönül kesesi ve para kesesi. Türkiye'de artık insanların inanması ve kabul etmesi gerekir. Bir partide milletvekili olmanın biraz da para sahibi olmaktan geçtiğini görmekteyiz. Liderlerin bu konuda tavırlarını da değerlendirirsek onların istediği kimseler milletvekili adayı olabiliyorlar. Hazırladığımız taslaktaki önemli noktalardan bir tanesi liderliğin sürekliliğini ortadan kaldırmak.

       Yani lider sultasını ortadan kaldırmak. Bir lidere kaç yıl ömür biçiyorsunuz?

       Bizim siyasi ortamımız gerçekleştiği takdirde iki kere aday olabilecek. Üçüncü adaylığı olmamalı. Ancak ittifakla adaylığı tasvip görürse bir defa daha düşünülebilir. Ama sonrası asla olmamalı. Dünyanın hiçbir yerinde bizdeki kadar parti liderliğini uzun süre götüren ülke yok. Bizdeki liderler koltuğunu çok seviyor ve bir daha da bırakmak istemiyor. Bizim partimizde koltuğa oturan ısınmadan görevi başkalarına devredecek kişilerden olacaktır.

       Partiniz içindeki düşünceler neler olacak?

       Diyoruz ki biz, Cumhuriyetçi , akılcı adil bir tutum içinde olacağız. Partimizde Cumhuriyet esas olacak. Halkın kendi iradesi ile, kendi milletvekillerini seçmesini hedef alıyoruz.

       Programınızın başlangıcında ne var?

       Başlangıç kısmımızda Türkiye Cumhuriyeti Devleti için itibarını ve itimadını kaybetmemiş insanlarımızla, devlet düzeninde yeni bir yapılanma , yeni bir düşünceyle birlik ve beraberlik içinde toplanmaya karar verdik. Devlete ve büyük Türk milletimize hizmet etme yolunda el ele vererek yeni bir hareket içinde olmayı kararlaştırdık. Aslında ülkemizde hizmetin her vatandaşımızın önde gelen ödevi olduğunu biliyoruz. Geçen zaman dilimlerinde demokrasiyi ön planda tuttuğunu söyleyerek ,devletimizi yönetmeyi vaat eden bir takım siyasi kuşaklar zamanla kendilerinin, yakınlarının , dahası partilileri ve partili yandaşlarının çıkarları için çalışma gafletine düşmüşlerdir. Bu açık ve seçiktir. Delalet demiyorum, bu bir gaflettir. Devletimize zarar vermişlerdir. İktidarda hangi parti varsa o kişide o partinin adamı ise gayet rahatlıkla işini halledebilecek duruma sokulmuştur. Bu yanlışlığı ortadan kaldırmak için işte biz diyoruz ki , Ulusal Demokrasi çizgisi içinde biz faydalanılacak her vaadi yapıyoruz. O vaadi de yerine getirmeyi kendimize ödev biliyoruz.

       Hangi partinin tüzüğünü kendinize uygun gördünüz?

       Hiçbirini. Hiçbir partide liderini benim söylediğim şekilde sınırlama getirmiyor. Liderin sınırını yok. Bir lider daima kendi beğendiği , kendi çıkarları doğrultusunda olan kişileri ön planda milletvekili adayı olarak empoze ediyor. Hatta emrediyor. Bunlar kabul görmez.

       Niçin kabul görmez?

       Bu insanlar liderliğin ötesinde önderliği de özendiriyorlar. Önder olmak çok zor. Lider olabilirsiniz ama önder olamazsınız. Atatürk bir önderdi. Bir milletin önünde yürüyecek o bağışıklığı kendinde göstermiş kişiliğe sahipti.

       Partinizde kimler olacak?

       Biz bir kere tabana dayalı bir ortam yaratmaya çalışıyoruz. Devlet hizmetinde onurlu bir şekilde hizmetini bitirmiş kişiler, devlete hizmette kusur etmemiş kişiler, yanlışlığı çok az olan kişiler , bizim kabul edeceğimiz düşünce içinde yerlerini alacaklardır. Politika çizgimiz ortanın sağı ile ortanın solu arasında olacak.

       Bu ne demek oluyor?

       Ne aşırı sağ, ne aşırı sol oluyor. İnsan zaman gelir Sosyal Demokrattır, zaman gelir Sosyal Muhafazakar olur. Ama hiçbir zaman bir fanatik ortam içinde olmamak lazımdır. Bu gün Türkiye'de hasretle , özlemle görmeye başladım ideoloji yapılanma içinde olan insanlarımız yavaş yavaş solda ise kendini ortanın solunda sağda ise , ortanın sağında görme ortamı içinde göstermeye çalışıyorlar. Bu da mutluluk verici bir olay. Ortanın sağında ve solunda olan insanlar görev de üstlenmiş olsalar zarar vermezler.

       Sizin partinizde gençler ve kadınlar nerede olacak?

       Partimizde gençler , kadınlar olacak. Köylüler olacak, Köylü Türkiye'nin efendisidir. Ama biz bu gün köylüyü efendi ortamı içinde görebiliyormuyuz ? Kadınlar partimizde eşit tarzda söz sahibi olacaklar. Biz bu tarzda bir partileşme sürecine girersek , iktidar olursak , köylümüzden işçimizden , memurumuzdan vergi almamayı düşünüyoruz. Bunların kazancından vergi almayacağız. Dolaylı vergi alacağız. Bu da oto kontrol sistemini getirir. İşçinin , memurun ,çiftçinin kazancı kontrol altında olacak kazancının da ancak bir kısmının biriktirmesi düşünülecek. Memur 100 lira aldıysa bunun 10 lirasını biriktirir 90 lirasını kullanmak mecburiyetindesin. Önemli o sirkülasyon içinde paranın dönmesini sağlamaktır. Büyük tüccar ve işadamları da buna tabi ki dahil. Holding sisteminde herkes kendi işini yapacak. Başkasının işini benimsemeyecek. Bir de bu güne kadar yapılan bütün anlaşmaları yeniden gözden geçireceğiz.

       Yabancı ülkelerle yapılan anlaşmalar mı?

       Aynen öyle olacak. Bu anlaşmaların bizim örf ve adetlerimize, geleneklerimize, devlet yapımıza zarar verenleri yine devletler arası anlaşmalar çerçevesinde düzelteceğiz.

       Bu tür anlaşmalar çok mu?

       Görüyorsunuz bütün yabancı memleketler bu anlaşmalarla Türkiye'yi çember içine almışlar.

       Terör konusunda görüşünüz ne olacak?

       Terör üzerinde hassasiyetle duracağız. Dünyada terörü benim kadar soruşturma yapan kimse yoktur. Terörü tanımazsanız getireceklerinizden siz sorumlusunuz. Ben teröriste affı kabul etmeyen bir düşünce taşıyorum. 1966 'dan beri terörle ve teröristlerle uğraşıyorum. Hepsini tanıyorum. Türkiye'de terör'ü yok edeceğiz. Dünyanın hiçbir yerinde terörü artık tamamen yok edebileceğini taşıyan düşünce içinde olman imkansızdır. Çünkü dünyanın her yerinde terör var. Amerika bile teröre yenildi. Amerika terörü geç tanıdı.

       Partinizde kimler olacak isim verecek misiniz?

       Biz bir hazırlık içindeyiz. Politikayı da ben tanımıyorum. Biliyorum da. Şu veya bu isim için konuştuğumda o kişiyi değerlendirme yoluna gidebilirsiniz. Bırakınız ben çerçeveyi çizdim , köylüm, işçim , memurum, talebem , kadınım ve gençlerim. İşte bizim tabanımızı bunlar oluşturacak. Herkesi bu düşünce içinde çağırıyoruz. Bu düşünce Atatürk'ün kendi düşüncesidir. Biz 200 senelik bir yaşam programı çizdik.

       Nasıl bir program? Ömür yeter mi?

       5 senelik, 10 senelik , 50 senelik ve 200 senelik. Bu partinin programı. Bu programı bir süre sonra efkarı umumiyeye özel bir televizyon kanalı geliştirmek suretiyle açıklayacağız. Televizyonun hazırlıkları sürüyor. İnternet ortamında yayınlamaya yavaş yavaş başladık. Zamanı gelince isimleri tek tek açıklayacağız.

       Para politikası ne olacak?

       Dolar kullanıyoruz, oysa para bir devletin hakimiyet simgesidir. Evrensel dünya, global bir ortam içinde olacak. Olacak ama sen kendi paranı Türkiye'de kullanabileceksin. Kendi dilini de Türkiye'de konuşacaksın.

       AB'ye girme konusundaki görüşleriniz nedir?

       AB'ye daha girmiş değiliz. AB'ye girme süreci Türkiye'de 20 yıldır. 20 yıla kadar AB kendi ortamı içinde kendini değerlendirmeye bırakacaktır. Bizim bu günkü ekonomik kaosumuz dolara endekslenmemiz ile oldu. Biz bir Türk lirası ile bazı şeyler alıyorduk. Ama şimdi ne yaptık bir dolar ile almaya başladık. Oysa bir dolar 10 türk lirası idi. Bir ile 10 arasında kaybımız oldu. Şimdi Almanya'da da aynı şey yavaş yavaş başladı. Fransa'da aynı şey olacak. İngiltere girdi mi? Ve herkes kendi parasına dönecek. 20 yıl sonra AB kalacak mı? İsviçre AB'ye girmedi. İsviçre ben AB'ye girdiğim zaman AB zaten dağılacak diyor. Biz kendimizi AB'ye endeksledik oysa biz her yönüyle kendimize bakabilecek durumdayız.

       Partinizin AB'ye bakış açısı olumsuz mu?

       Menfi , menfi. Neden Menfi ? Yapılan bazı anlaşmalar var. Ben Türkiye'de ceza veriyorum. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi benim cezamın infazını tedbirle durdurabiliyor. Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin böyle bir tedbir vermeye hukuk ortamı içinde yetkisi yok. Ama onlar öyle dedi diye hukuku guguk yapamayız. Türkiye'de bazı kişiler şunu dedi diye onu hukuk içinde değerlendiremeyiz. Ceza varsa ceza infaz edilir. İdam cezası ile ilgili yasayı meclisimizden geçireceğiz ama bir şartımız var. Biz bu kanunları kabul ettik ama yürürlük maddesi , yürürlüğü AB'ye girdiğimiz tarihtir. Samimi iseler bizim bu teklifimizi kabul ederler. Ama samimi değiller. Türkiye için hep menfi düşünüyorlar. Bizi istemiyorlar. Kendimizi avutmayalım. Olmayacak şeye olacak demeyelim. Gümrük Birliği diye bir anlaşma yaptık bir facia. Bizde ihracat çok olacak ithalatımız azalacak. Oysa tam tersi oldu. Bizim ihraç edeceğimiz mallara kota bile koydular. Hani Gümrük Birliği? Kimse kimseyi aldatmasın.

       Partinizin sloganı ne olacak?

       Ulusal Demokrasi Partisi olduğuna göre, Ulusal devlet, Ulusal Başkan olacak.

       Bu partinin ilk başkanı siz mi olacaksınız?

       O hususta partide söz sahibi , belki hazırlamaları yapan ben olduğum için olabilirim ama, bugün bizimle beraber olan ve olmak isteyen kişilerin hepsi başkandır. İktidar olmak bizim için mesele değil. Bizim düşüncelerimizi iktidarı taşıyan kim varsa buyrun kardeşim bizde sizinle beraberiz diyebilecek bir zihniyet taşıyoruz. Yapılan işlerin yanlış olduğunu ve bu işlerin Türkiye'ye zarar verdiğini haykırıyoruz.

       Eğitim konusunda neler yapacaksınız?

       Eğitim çok önemli. Eğitim veren kişilere soracağız. Bu çocuğu sen ilk öğretimden mezun ettin. Bu ne olabilir? Hocası diyebilir ki bundan hiç bir şey olmaz. Onu vasıfsız işçi yapacağız. Olabilir , onu da sanatkar yapacağız. Olur, onu üniversiteye göndereceğiz. Dershaneleri ben okula taşıyacağım. Her şey okulda öğretilecek. Biz herkesi üniversite mezunu yaptık herkes şimdi işsiz.

       Kabinenizde kaç bakan olmasını isterdiniz?

       Kabinedeki bakanların mutlaka milletvekillerinin arasından olacak diye bir şey yok. Bizim bakanlarımız milletvekilleri arasından olmayacak. Hepsini dışardan alacağız. Milletvekili mecliste görev yapar. Milletvekili bakan olursa şaşar. 17 tane ana bakanlık ve üç tanede yardımcı bakanlık olur. 20'yi geçmez. Biz her genel müdürlüğü bakanlık yaptık.

       Bankalar nasıl olacak?

       Türkiye'de çok önemli iki banka vardır. Biri Ziraat Bankası , diğeri Halk Bankası. Bunları devlet hakimiyetinden çıkartacağız. Bu bankalar milletvekillerinin , bakanların bankası olmayacak. Bu bankalar para kazanmak için kurulmuş bankalar değil. Başkalarına para kazandıran bankalardır. Biri köylüye biri esnafa hitap eder. Milletvekillerinin güdümünden kurtaracağız. Bankalardaki temettü faizini kaldıracağız.

       Tarım politikanız ne olacak? Kooperatifçiliğe nasıl bakıyorsunuz?

       Tarım alanlarına bina yaptırmayacağız. Oranlarımız orman kalacak. Deniz şeritlerini yağmalatmayacağız. Kooperatifçilik bazı kişilerin mesleği oldu. Köylünün , çiftçinin kanını sömürüyorlar. Siyasi potansiyel içinde işleyen birer kurum oldu. Siyasi kişiler sırası geldikçe burada görev alıyorlar, bunu herkes biliyor.

       Belediyeler ile ilgili görüşleriniz var mı?

       Büyükşehir belediyelerinde tek belediye olacak. Öyle ilçe belediyeleri olmayacak. İlçe belediyelikleri şube müdürlükleri olacak. Büyükşehir belediyesi bir partiden ilçe belediyesi başka partiden oldu mu işler yürümüyor. İşte görüyoruz. Hepsi bir başka telden çalıyor. Hepsini bir telden çaldıracağız.

       Partinizin startını hangi ilden ve hangi tarihte vereceksiniz?

       Atatürkçü hareket Ulusal Demokrasi Hareketiyle devam etti ve Ulusal Demokrasi Partisi'ne dönüşüyor. Startı tabi ki Ankara'dan vereceğiz. Ankara bu gün Türkiye'de güneşin doğduğu şehirdir. Ama Ankara'da güneş doğar her yerde ışığını gösterir mi? Biz her yere ışığın gitmesini sağlayacağız. Bizim çalışma süremiz 21 Ocak 2002 de başladı. Bu süre normal şartlarda 6 ile 9 ay arasındadır. Yakında doğacağız. Biz aceleci değiliz, hırslı değiliz, yalancı değiliz. Ama bunların karşısında da çok güçlüyüz. Biz artık yumruğumuzu gösterelim artık. Bizim yumruğumuz var. Ve bu yumruk sert bir yumruk. Artık elimizi açmayalım. Yumruğumuzu vuralım.

Ana Sayfa