TÜRK'ÜN GÜCÜ
"Türk'ün Rengi"

       Türk İnsanını tanımakta neden aciz kalınıyor. Bu durum bir türlü anlaşılır gibi değildir. Her seferinde Türk insanı düşmanlarca değerlendirilmeye kalkışılıyor. İşte bu yazımızda biz gene Türk'ün ve Milliyetçiliğin önemini vurgulamaya çalışacağız.

       Öncelikle, Anadolu insanımızın tavırları, Milliyetçilik düşüncesi ve yaşam öyküsü, her zaman üniter bir yapının özelliklerini içermiştir .Günümüzde de aynı hal vardır. Atatürk'ün "Ne Mutlu Türk'üm diyene " sözü bu anlamın ifadesidir.

       Anadolu'da yaşayan boylar tümüyle Orta Asya'dan gelen Türk boylarından oluştuğu hakkındaki sav inkar edilemez. Bu durumun doğruluğu ve yanlışlığı tartışılamaz.

       Yapılan araştırmada Türk boylarının birleşik noktalarını ele alırsak. Görülen odur ki Milliyetçilik fikri yurdumuzda kendini geliştirmiştir.

       Milliyetçiliğin kısa da olda anlatımına geçersek. "Milliyetçilik; Aynı terbiyeyi alan, aynı bayrağı taşıyan, aynı geleneklere ve tarihe sahip olan, aynı milli hedef doğrultusunda birleşen insanların, varlıların, Millet olarak sürdürme ve yükseltme ilkesi" olduğu görülmektedir. Bu ilke dışında kendini görmeye çalışan gafiller, kendilerini tanımayan Devlet Millet sevgisini tatmayan kişilerdir.

       Onun için biz diyoruz ki; Türkiye Cumhuriyeti Hudutları ve Misakı milli olarak çizilmiş hudutlar içinde kalan insanımızın büyük ismi TÜRK'TÜR. bu durumu herkes böyle bilmeli ve o duruma göre eylemini sergilemelidir. Aksı hal ve tavır Türk'ün gücü karşısında erimeye mahkumdur.

       Geçmiş günlerde bir yabancı yayın organında "zenci kardeşim" sözüyle, Türk'ün rengi karıştırılmaya çalışılmıştır. Oysa Türk'ün rengi kendi rengidir. Kanı asildir. Ne renk ne kan sulandırılamaz. Türk kanıyla rengiyle kendi rengini taşır. İçte ve de dışta hiç bir kişi veya yazar "zenci kardeşim" sözünde kendini inkar ettiğini öğrenmek zorundadır. Asılda bir TÜRK bu sözü zaten söylemez.

       Günümüzde Terör örgütlerinin ve kendini dost gösterme içindeki Milletler, içte ve dışta birlik ve beraberliğimizi bozma yarışına girseler de, Gücümüz, Büyük ATATÜRK'ün açıklandığı gibi "Bir Milletin başarısı, mutlaka ve de mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkün olacağı" kabul edilmelidir.

       Irak savaşının sıcaklığı henüz geçmemişken, Türkiye'mizi hedef alan bir çok yabancının içimizdeki hainler ile işbirlikçi olarak çalışmalarını önlemek için, Sınırımızda Hakkımızın devam ettiği misakı milli hududumuz olarak gördüğümüz ve bildiğimiz Irak'ın Musul Kerkük (Erbil dahil) yöreleri 30.09.1925 tarihinde Milletler Cemiyetinin yaptırdığı araştırma ile ( bu topraklarda Türklerin kendi hukukundan vazgeçmedikçe kimse hak iddiasında bulunamaz. ) savı halen geçerliliğini kaybetmediğini dünyaya duyurmak ve de hatırlatmaktan çekinmemeliyiz.

       Ayrıca Atatürk büyük nutkunda; "Musul Vilayeti Türkiye Devletinin Milli Hudutları dahilinde olduğunu bu yerlerin Anavatandan kimsenin koparamayacağı, şu ve bu devlete armağan edilemeyeceği" sözlerindeki derin anlamı hatırlamalıyız.
(Türk'ün Gücü) 04.06.2003

Ana Sayfa