Öncelikle Yargı mensuplarının özellikle Hakim ve Cumhuriyet Savcılarının, Avukatların çalışma alanlarında, özel yaşantılarının hassasiyeti, yer ve zemini, onlara her zaman ve düşüncede önemli bir engel göstereceğini bilmelidirler.
Hakim olarak Cumhuriyet Savcısı olarak görev üstlenen meslek erbabının her soruşturmada, her karar aşamasında basit bir yanlışlığı bile çok hassas olan hayatın cilvesinde kendisinden çok mesleğinin onurunu zedeleyeceği, yıpratacağı varsayılmalıdır.
Ayrıca meslek hayatında hiç yanlışı olmayan meslektaşlarımız zaman olur ki, yanlış bir eylemi görev içinde olsa bile Devletimizin önemli kurumlarını yaralar.
Bilinmesi gerekli olan bir sözümüz var "Gerçeğe Uzanamıyorsanız Lütfen Dedikodusunu yapmayınız" Bu söz yapılan hazırlık soruşturmalarında, gizlilik ön planda olduğu için, soruşturmayı yanlış yöne çekecek, yanıltmayı ve yönlendirmeyi amaç edinen kişilerin ortaya koydukları yazılı ve sözlü ithamların teyidini bulamıyorsak o kişilerin iddialarını değerlendirmekten, ele almaktan uzak kalma yolunun seçilmesi önem taşır. Yargı görevi olmayan makamların bir eylem için yaptığı araştırma içindeki bulgular, hazırlık soruşturması sırasında değerlendirmeye alınması gelecekte ihtilat yaratabileceği için dikkatlice incelenmelidir.
Bir başka husus da, izin verilmesi usulüne dayalı soruşturmalarda ihbarların değerlendirilmesi gizliliğe uyularak yapılıp, ilgili makama sevk edilmesi gereklidir. Bir iddianamede neler yazılacağı usulü 5271 sayılı yeni CMU de 170 maddesinde gösterilmiştir Devlete karşı işlenen suçlarda aynı durum söz konusudur.
Cumhuriyet Savcılığı o ilin Başsavcılığı makamıdır. Devletin Ülkesi ve Milletiyle bölünmez Bütünlüğüne yönelik eylemlerin soruşturmaları, birden çok Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılarak hazırlık safhası bittiğinde gizlilik içinde O yerin Cumhuriyet Başsavcısı günümüzdeki usule göre Cumhuriyet Başsavcı Vekili de dahil bir bütün halinde iddianame birlikte hazırlanıp mahkemeye tevdi edilmesinde zorunluluk hali düşünülmelidir.
Çünkü bu tür eylemlerin araştırılması, eylemin delile bağlanması, her türlü yazılı ve sözlü iddianın da teyidi gereklidir. Örneğin teyidi olmayan yerli yersiz ithamlar her zaman soruşturmanın safahatı için zararlı olmaktadır. İlgili Makamlar ile yapılan yazışmalar Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile yapılmasında fayda vardır. Esas kaide de budur.
Cumhuriyet Savcılığı adında, Cumhuriyet kelimesinin bulunması o görevi üstlenenlere bazı yetkiler önermektedir. Nedir bu yetkiler. "Hey Savcı Türkiye Cumhuriyetini sen koruyacaksın, sen kollayacaksın, sen sürekliliğini sağlayacak tavrı" yasalar çizgisinde görev süren içinde ve görevin onursal bir biçimde bittikten sonrada takınacaksın.
Yargı mensupları Görev süresinde her halükarda bu tür tavırdan sarfınazar etmeden, Cumhuriyeti korurken, kollarken, sürekliliğini sağlarken, "GÖZÜNDE VATANINI, GÖNLÜNDE ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARINI TUTARAK, VİCDANINDA DİNİMİZİ SAKLAYARAK, ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE LAİK DEVLET DÜŞÜNCESİ içinde görev yapmaya çok dikkat edilmelidir.
1980 Askeri ihtarından sonra Türk Halkının temiz ve sağlam oylarıyla kabul ettiği Türkiye Cumhuriyeti Anayasamızda, 143 madde ile 1980 öncesi Yurdumuzda gelişen olayların bir daha yaşanmaması için kurulan Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş amacını araştırdığımızda, Mahkemede asker ve sivil Hakim ve Cumhuriyet Savcılarının görev almaları işin hassasiyetini ve özelliğini açıkça vurgulamıştır. Ama geçen zaman içinde Devletimizdeki Terör Örgütlerinin Devletimizin Ülkesi ve Milletiyle Bölünmez Bütünlüğüne yönelik eylemleri, Devletimiz topraklarını bölmek için süregelmesine karşın dış baskıların tesiriyle kaldırılması günümüzde ne denli yanlışlıkların yapılacağını göstermekte gecikmemiştir.
Ordumuz, Yargı ile karşı karşıya getirilmek istenmektedir. Devlete Karşı işlenen suçlarda eylem akabinde "Bizlerin düşüncesi kabul görsün, görmesin" artık ihtilatlı ortamı silebilmek için Devlet Güvenlik Mahkemelerine verilmiş görevin (Devletin Ülkesi ve Milletiyle Bölünmez Bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri anayasamızda yazılı Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmak üzere) üst derecede Hakim Ve Cumhuriyet Savcılarından oluşan özel bir mahkemenin acilen kurulması düşünülmelidir. Dünyada bu tür mahkeme örneği de vardır.
Güncelliğini koruyan son hazırlık soruşturması çok dikkatle okunup ortamda gerçeğe ulaşılarak değerlendirmeye alınmalıdır. Siyasiler, bürokratlar ve kendini görevli sayanlar Devletimizin kurumlarını yıpratacak şekildeki hareketleri sergilemekten kaçınmalıdır.
Yargıya intikal etmiş olayların soruşturması yapılırken TBMM de araştırma komisyonunun kurulması yargı erkinin görevine bir müdahale olduğu düşünülmelidir. Eğer yargı görevi bittikten sonra TBMM araştırma komisyonu kurulup incelemeye başlasaydı günümüzdeki ihtilatlı ortam yaratılmazdı.
TBMM nin İç tüzüğü gereği kurulan araştırma komisyonlarında yargıya intikal etmiş olayları incelerken bilgi almaktan da kaçınmaları genelde önemlidir. TBMM içtüzüğü ilgili maddesinde kamu kurumları içine Yargı alınmamalıdır. Yargı Devletin Üç erkinden biridir. Özelliği bağımsız oluşundadır. Görev sırasında Araştırma komisyonlarına bu kaide içinde bilgi vermediğimiz bu kaide gereği olmuştur.
Günümüzde görüyoruz ki hangi görevde olursa olsun birazda basının sorularına yerli yersiz cevapların verilmesiyle bakınız ne halde yanlışlıklar yapılıyor. Acıdır ki Yargı görevini herkes üstlenmek için yarışıyor. Yargı görevi Hazırlık soruşturmasında Cumhuriyet Savcılarınındır. Muhakeme etmekte Bağımsız hakimlerindir.
Yargıdaki görevin itibarlı oluşu Vatanımız ve Milletimiz için önemlidir. Gerçeğe ulaşamıyorsak lütfen dedikodu yapmamalıyız. Gerçek her zaman ve zeminde dedikoduyu önleyen önemli bir faktördür. Yaşam Türk Milletimizin hayrınadır. Vatan sağ olsun Ne Mutlu Türküm Diyene.