03.Kasım.2002 genel seçimleri beraberinde yeni bir dönemi ve de düzeni başlattığını söyleyebiliriz. İki Siyasi Parti Üyelerinin seçim sonunda TBMM. ne girmelerini Türk Halkının istediği ve o yolda oylarını kullanması yeni bir dönemi de beraberinde getirmiştir.
Aslında, kullanılan ve kullanılmış oylar içinde iptal edilerek sayıma girmemiş oylar da gözlenirse seçmen sayısı, Genel oy toplamı %50 altında Milletin temsilcileri TBMM ne girdikleri görülecektir. Diğer bir başka anlatımla Millet çoğunluğu temsilcilere oylarını vermemiştir. Kanı budur. Bütün bu gözlem içinde TBMM ne iki Partinin, İktidar ve muhalefet olarak temsilci getirdiklerini varsayabiliriz.
Bir başka gelişmede iktidar olan Siyasi Parti Genel Başkanı TBMM si dışında kalmış olması yeni bir düzeni ister istemez gündeme sokmaktadır. Siyasi Parti yasası ve seçim yasaları bu durumu yarattığına göre oturup yeni bir çalışma içine girilerek geçmişteki geleneksel durumu çizmekte fayda görüyoruz.
Zira artık Siyasi Parti Genel Başkanları TBMM dışında kalmaları da mümkün olduğuna göre, Devletimiz için yeni, özel ve tutarlı yolun çizgisi çizilmiştir. Bu durumda genel bir çizgi yaratmak kabil olacağına kendimizi inandırmalıyız.
Genellikle artık; Siyasi Parti Genel Başkanları genel seçimlerde TBMM'i dışında kalabileceğine göre yeni düzen yaratacak çalışmalar yapılmalıdır. Türk Milletinin çoğunluk oyuna sahip olmayan TBMM üyelerinin temsilde hata yapıp yapmayacağı da düşünülmelidir. Yürürlükteki seçim yasası ile yaratılan böyle bir temsil ortamının oluşması da yadırganmamalıdır. Geçecek zaman içinde bu durum ne gibi bir sonuç verir o daha açık şekilde görülecektir. Bekleyelim ve görelim.
Aritmetik çoğunluğu elde eden Siyasi Parti Genel Başkanı, TBMM dışında kaldığı için, kurulacak yeni Hükümetin çatısında ve programında hem çalıştırıcı hem tedbirler yaratıcısı önemli bir rolü üstlenmesi önem taşıyacağı tabiidir.
TBMM'inde Muhalefet görevini yapacak Siyasi Parti de Artık tek olduğuna göre, huzur dolu siyasi bir ortama girilmesini Türk Milleti özenle beklemekte ve. Türkiye'nin istikrara ve güvene ihtiyacı olduğundan,. Muhalefetin görevini kavga etmeden gerçek yapıcı tenkitler içinde İktidara yardımcı olması istenmektedir. Fırsat yaratılmışken Devletimizi içerde ve dışarıda daha güçlü yapma hem iktidarın hem muhalefetin görevi olmalıdır.
İşte böyle yeni bir düzende; yaratılacak dönem, Türk Milleti için daha verimli sonuçlar getireceği açıktır. İktidar kadar işin kotarılmasında ve başarıya varılmasında muhalefetinde olumlu hareketlerinin payı olmalıdır.
Türk Milletinin, geçmiş zaman dilimlerinde olduğu gibi TBMM'ndeki Siyasi Parti Yöneticilerinin, Milli görüş ve sol ideolojik yapı nitelikleri ile , aksi ve eski yol içinde eylem ve görev anlayışına tahammülü yoktur. Eğer İktidar ve Muhalefet görüşlerinde, yanlış ve tutarsız bir düşünce içine girmeden görevlerini çok bilinçli üretken ve yapıcı şekilde ifa etmekte ısrarlı olurlarsa, Devletimiz ve Milletimiz kazançlı çıkacaktır.
Bir diğer önem taşıyan gündem maddesi de, AB.ye girme yolunda eski Hükümetlerin çalışmalarında; özellikle uyum sağlamak için çıkardıkları yasalar ve verdikleri tavizler ile yarattıkları ekonomik çöküntü ve huzursuz ortamı en kısa zaman içinde silecek çalışmalar yaratılmalıdır. Planlı ve hesaplı şekilde heyetlerin oluşturacağı Devlet görüşümüz ile geçmişteki her olumsuz eylem yeniden ele alınarak daha olumlu ve faydalı ortam yaratılmalıdır. Tüm yabancı Eylemcilerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerine oynadığı oyunlar gözden uzak tutulmadan yeni bir Devlet görüşünü benimsemekte fayda vardır.
Sayfa gibi Devletimizin yaşamı da aklanmalıdır. Yeni dönem bilinçli bir tavırla Türk İnsanına çağdaş yolu açacağı ümidi oluşturmalıdır. Günümüz, Devletimizi manda içine itmeyecek güçlü ve kabul gören bir devlet anlayışına ve de görüşüne acilen ihtiyacımız olan bir gündür.