Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunda önemli günler vardır. Zafer günleri hiç şüphesiz önemli günlerin öndeki günlerindendir. Bu günler Türk insanının ruhsal yapısının çizgileridir. Devletimizin temel taşlarının çimentoları misali Devletimizin sürekliliğini getiren olgulardır. 30 AĞUSTOS Zafer Bayramı da büyük bir Zaferin. Kazanıldığının simgesidir. İstiklal Savaşımızda Anadolu, Trakya'yı istilaya kalkan düşmanların Türk Askeri ve Milleti tarafından yenildiği, yurdumuz topraklarından atıldığı gündür.
Büyük ATATÜRK İstiklal Savaşı sonrası hazırladığı Büyük nutkunda 30 Ağustos Zafer Bayramını "Bu eser Türk Milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin ölümsüz abidesidir. Bu eseri vücuda getiren bir milletin evladı, bir ordunun Başkumandanı olduğumdan, sonsuzluğa kadar mesut ve bahtiyarım" sözleriyle görüntülüyor. Bu sözler halen zihinlerden silinmemiştir. Silinemez de!..
Böyle önemli ve simgelenmiş gün seçilerek Sözde kültür şenliği adıyla o büyük günü silmeye kalkan bir gösteri düzenlenmesi resmi ağızlarca da bu eylemin kabul görmesi, büyük bir hata ve talihsizliktir. Bu şenliği kutsallaştırmak için köşelerinde methiye düzenleyenlere söylenecek söz bulunamaz. Bu eylemleri büyük bir talihsizlik ve yanlışlıktır.
Bu halin yanlışlığını vurgulayan Bu eylemi kabul etmeyen Şanlı Ordumuzun Kahraman bir mensubuna karşı çıkanlar, aynı yanlışlığı kabul edenler olması üzücü bir tutumdur. Bu hareketi benimseyenleri Ahirette, İstiklal Şehitleri ve Gazilerinin sorguları olacakları da düşünmelidirler.
Bu konserde Tarihte Türk Ulusuna verdikleri acıları unutmuşluk içinde Rumca- Ermenice şarkıları bir sanatkara söyletiyorlar, henüz kabul görmemiş bir tarzda bir yöremiz çocuklarına üniter yapıyı bozan tarzda şarkı söyleterek bu şenlikte eylem yaptırıyorlar. Kuşkuları çoğaltan bu hareketler incelenmelidir. Büyük Zafer gününün kutlaması yapılırken Ermenice ve Rumca şarkılar söyleyenler methiye yazanlar büyük bir yanlışlık içinde olduklarının farkında olmalıdırlar. Atatürk'ün karşısında kendilerini sorgulamalıdırlar. Bizlerin kuşkuları vardır. Zira aynı sanatkar Şehit ve gazilerin şenliklerine neden iştirak etmiyor, neden daveti kabul etmiyor söylentileri daha da üzücü olduğu kadar bizleri bir kastın oluşturulmak istendiği gerçeğine götürüyor.
Son yıllarda Anayasamızın 3 maddesinde değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen "Devletimizin ülkesi ve Milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik bir kaideye" aykırı şekilde geliştirilen olumsuz bu gibi hareketler TCK. ve Terörle Mücadele Kanunlarının ilgili maddeleri ile değerlendirildiği ve ceza tayin ettiği unutulmamalıdır. İlgili birimlerce bu yanlış hareketler için inceleme başlatılmasında fayda olduğu kabul görmelidir.
Devletimiz toprakları bir bütündür, Bütünlüğü yanında bölünmezliği de ön planda çizilmiştir. Öte yandan Devlet yönetiminde hoşgörü ile karşılanan Devletimizin Bölünmez Bütünlüğü üzerindeki oyunlar, dış devletlerce, özellikle komşumuz olan Yunan devletince bir başka şekilde ele alındığı da bir vakıadır. Yunanistan'daki Irkdaşlarımıza o devletin takındığı acı olduğu kadar vahim eylemler halen gündemdedir. Gene Ermenilerin Türkler için yaptığı çirkin çalışmalar gözlerden uzak kalmamaktadır.
Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin, kim ne yazarsa yazsın, Bizler Devletimizin kuruluşunda saptanan önemli kurtuluş günlerimiz içinde sergilenen tam tersi hareketler ve hoş görülü kabullerin Türk İnsanını mazideki anılarını, acılarını daha da pekiştirdiğini söylüyoruz
Son günlerde Yunanistan resmi ağızlarından kaleme alınan ve Pontus Rum Devleti için geliştirilen düşler yenilir yutulur cinsten değildir. Bir kitap yayınlanıyor (Otuz kere Pontus Olanların Toprağı) ve içindeki harita ile bir devlet sınırı çiziliyor. Onlar ne yapıyorlar, bizlerdeki geçmişi unutmuşlar ne yapıyorlar?
Aslında bu bir deneme olduğunun herkes farkına varmalıdır ve ayılmalıdır. Hangi gafil düşünce bir mikrop gibi içimize giriyor böyle bir konser yaptırıyor bunun nedeni henüz çözülmüş değil. Hoşgörünün bu kadarı da fazla değil mi? Gözümüzü açıp etrafta Türkiye'miz aleyhine kurular tuzakları ve oynanan oyunları görelim.
Türkiye'de kendini vatandaş sayan bir kesim insanımız, bu kadar hoşgörüyü acaba kimin için yapıyor. bu hoşgörüyü kimler, kimlere yaptırıyor. Ruhumuz bu derece mi eksiltiliyor. Kendimize sorduğumuzda bir cevap bulamıyoruz. Ama soracak makamlarımız olduğunu da biliyoruz.
Şimdi o günün büyük önemini ortadan kaldırır şekilde aynı gün içinde bu densiz toplantıyı yaptıranların kendi milli tarihlerini hiç bilmedikleri var sayılabilir. 30 Ağustos Zafer bayramını kutladığımız gün, densiz bir eylemle o günleri silercesine Rumca, Ermenice şarkılar söylemenin söyletmenin bir alemi var mı diye insana sormazlar mı?..Bizler bu alemi yapanlara soruyoruz?.. Bu cesareti nereden alıyorsunuz lütfen açıklayınız!..